• Black Pinterest Icon
  • Black Instagram Icon

© 2017 by  Arif Künar

Don Kişot Sadece Bir Karakter Mi?”

September 9, 2017

Neredeyse bu yazıyı okuyan herkes küçükken Don Kişot’ un kısaltılmış halini veya büyüyünce tam metnini okumuştur. Okumadıysa bile aklında atının üzerinde şövalyelik yapıp değirmenlere saldıran bir insan olduğu canlanır. “Peki ya Don Kişot sadece bir kitabın karakteri olarak mı tarihteki yerini almıştır?” İşte burada en sevdiğim eserlerden ve karakter tiplemelerinden biri olan Cervantes’in Don Kişot’unu eleştireceğim. Ayrıca kitabı daha iyi kavramak adına yazarı olan Cervantes’in önemi hakkında bilgilendirme ve ilgi çekici bir konu olduğu için Cervantes’in Türklerle olan ilişkisinden bahsedeceğim.

Miguel de Cervantes Saavedra’ya Dair:

Edebiyatta her zaman bir yazarın özgünlüğüyle yarattığı düşünce tarzını veya karakterlerini yazıya dökmek en zoru olmuştur. Kimseyi örnek almadan, çoğu kez kendine has fikirleriyle yürümek onlarca emeğinin boşa gidebileceği anlamına gelebilir çünkü kitle, tanımadığı bir tarzda yazılan eseri kolay kolay sahiplenmez. Mesela Cervantes’in bu kitaba dair bunca düşüncesi varsa yaşadığı dönemde en popüler eserlerin çıktığı iki tür olan şiir veya şövalyelerin öve öve bitirilemediği, halk tarafından yazarlarının el üstünde tutulduğu ve okunan tarzda bir roman yazmadı. Sıradan bir yazarın geriye kalan hayatını ün ve zenginlik içerisinde geçirebilmesi için beğenilen ve hemen yıldızının parlayacağı tarzda bir kitap yazması, yerinde olan herkesin kesinlikle daha çok isteyeceği bir durumdu. Fakat Cervantes öyle yapmadı. Çünkü o etkilenen değil, etkileyecek olan bir yazardı. Toplumu bu kadar eleştirdiği ve engizisyon tarafından bolca sansüre uğrayacağına rağmen (-ki o yaptıklarının farkındaydı) Cervantes, sistemin değil özgünlüğünün insanı olmuştu. Bu özgünlük de ona Modern Edebiyatın başlangıç noktası olmasına ve İspanyol Edebiyatı’na Altın Çağı’nı yaşatmasına sebebiyet vermişti. Sadece bu iki özellik bile Cervantes’in bu eserinin ne kadar önemli bir konuma sahip olduğunun en büyük kanıtlarındandır.

Don Kişot’a Dair:

Bilindiği üzere her eser yazıldığı ortamın ve dönemin psikolojisini, düşüncelerini ve kültürel yapısını az ya da çok olsa da muhakkak taşır. Cervantes de Don Kişot’ta 17.yy İspanyası’ndan ilham alarak neredeyse tüm halkın benimsediği materyalist kimlikle beraber azınlıkta kalan ve çoğunluk tarafından göz ardı edilip kimi zaman yabancılaştırılan idealistleri karşı karşıya getirir. Örneğin Don Kişot’un miğfer yerine leğen takması veya kendisini sıska ve güçsüz olmasına rağmen güçlü bir şövalye olarak görmesi onun idealist bir yapıya sahip olduğunu gösterir çünkü ona göre gerçeklik düşünceleridir, toplum tarafından kabul edilen nesnel şeyler değil. İsterse etrafındakiler onu dışlasın, onun için önemli olan mutluluğudur ve bunu yerine getirebiliyorsa hayal ettiği her şey gerçektir.

don kişot karakteri

Reklam

Don Kişot’un yardımcısı olan Sancho Panza ise efendisinin tam tersine olaylara tamamen gerçekçi bir şekilde yaklaşmaktadır. Ona göre düşüncelere kapılıp bir maddeye göründüğünden fazla değer vermek anlamsızdır. Anlaşıldığı üzere bazı günümüz eserlerinde olduğu gibi iki karaktere birbirinden çok farklı karakteristik özellikler verilip toplum yansıtılmış ve ardından fikren çatıştırılmıştır. Panza, idealistik yapıya sahip olan efendisinin yanında atıldığı neredeyse bütün maceraları gereksiz görmüş ve hatalarını ona anlatmaya kalkışmasına rağmen Don Kişot onu hep göz ardı edip kendi gerçeklerinden yana olmayı sürdürmüştür. Bir süre sonra Panza, efendisinin deliliğe yakın bir insan olduğu sonucuna varmış ve onu kendi haline bırakmaya başlamıştır. Ayrıca Sancho’ nun hemen vazgeçmeyip Don Kişot’ la beraber maceradan maceraya atılmasının sebebi ise ona vadedilen valilik mevkisidir. İşte bu vaat sayesinde iki zıt karakterin bir arada uzun süre durmasının mantıklı bir sebebi olmuş ve Sancho’ ya faydacı kişilik özelliği yüklenmiştir.
Edebiyat tarihi açısından bir başka önemi ise Don Kişot’un sahip olduğu tutarsız özellikler, bir manada ironilerdir. Mesela, o dönemde yazılan bir kitabın başkahramanı Prens olacaksa kesinlikle onurlu olmalı, üst sınıfı temsil etmeli ve halkı adına bir şeyler yapmalıydı. Ancak Don Kişot şövalye olarak nitelendirilmesine karşın tamamen kendi dünyasında yaşayan ve meslektaşlarına benzemeyen bir hayalperest görümündeydi. Bu gerçekten karakter analizinin derinleşmesi ve unutulmayacak bir etki bırakabilmesi adına çok önemli bir nokta.
Açıkcası her birimizin içerisinde Don Kişot’tan bir parça vardır. Çoğu kişi rezil olmamak ve yabancılaşmamak uğruna Don Kişot’ unu içten içe öldürür ve sisteme uymanın en doğru yol olduğunu düşünür. Böylece insanlar gerçek kişiliğini kaybedip belirlenmek istenen insan tipine benzeme çabasına girer. Keşke herkes kendisi gibi olsa!

Bana göre nasıl bir insan yaptığı bir icat veya geliştirdiği şeylerle bilime katkı sağlıyor ve bilim insanı unvanını alıyorsa, Cervantes de Don Kişot’ta geliştirdiği analiz yeteneği ve detaylı okumada belirginleşen mesajlarıyla gerçek bir edebiyat ustasıdır.

Türklerin Cervantes’e Olan Etkisine Dair:

Kitabı okuyan herkesin dikkatini bir Avrupalı’ ya göre Cervantes’in çokça “Türk” ifadesini kullanması ve hakkımızda bir sürü bilgiye sahip olması dikkatini çekmiştir. Bunun sebebiyse gerçekten ilgi çekici bir konudur ve Cervantes demişken atlamak hiç doğru olmaz. Olay şöyledir; Cervantes, İnebahtı Savaşı’nda Osmanlı’nın rakibi olan Haçlı Donanması’ nda yer almıştır. Savaşta ilk olarak bir Türk güllesinin isabet etmesiyle sol elini kaybetmiş, ardından da esir düşmüştür. 5 yıl boyunca Cezayir’de esaret altında kalan Cervantes, Türkçe’yi ve ardından Türk-İslam kültürünü öğrenmiştir. Burada tesiri altında kaldığı olaylar eserlerine yansımış ve kültürümüzden parçalar yer edinmiştir.

Ayrıca Cervantes, “Yüce Sultan” adlı eserinde Osmanlı-İspanya ilişkilerine ve hakkında görüşlerine yer vermiştir. İlginçtir ki eserde Türklere sempatiyle yaklaşmış, sanki iki milletin birbirine benzer bir sürü yönü olduğundan bahsetmiştir.

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Tanıtılan Yazılar

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Son Paylaşımlar

June 15, 2019

June 15, 2019

June 10, 2019

December 30, 2017

December 30, 2017

Please reload

Arşiv
Please reload

Etiketlere Göre Ara

I'm busy working on my blog posts. Watch this space!

Please reload

Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square