Modern Zamanlarda Don Kişot

Francis Ford Coppola’nın Apocalypse Now’u çekerken nasıl deliliğin eşiğine geldiğini, Agatha Christie’nin Pera Palas 411 no’lu odada neler yaşadığını, Alfred Hitchcock’un soğuk sarışınlarından iyi birer performans alabilmek için ne kadar ileri gittiğini merak edenler bunda da merak duygularını dizginleyemedi: Don Kişot’un gizemi ve Cervantes’in bu ilk “modern romanı” yazarken amacının ne olduğu… Tabii ki, popüler kültürün gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası olmasıyla Cervantes arasında yüzyıllar var. Ama kendinden sonraki tüm modern külliyatı etkileyen öznellik, bireysellik gibi meselelerin ilk didiklendiği metinlerden biri olarak Don Kişot’un gizemi, bizim renksiz modern ötesi hayatlarımı

Cervantes 468, Don Kişot 410 Yaşında

Cervantes… Evet, ama aslında Don Kişot! İsmi anıldığında aklımızdan geçen; “düzeltilemez gibi görünen yanlış olanı düzeltmek” üzere, sıska atının üzerinde, mızrağı ve zırhıyla dimdik oturan o inatçı yaşlı şövalye. Bundan yüzyıllar önce 1547 yılının 29 Eylül’ünde, gezici bir cerrahın oğlu olarak dünyaya gelmiş Cervantes. Osmanlılarla yapılan İnebahtı (Lepanto) deniz savaşına katılması hayatının dönüm noktası diyebiliriz. Bu savaşta bir gülle sol eline isabet edip onu sakat bırakmış, yetmezmiş gibi bir de tutsak alınmış. Uzun yıllar Cezayir’de savaş tutsağı olarak yaşamış. Hayatının dönüm noktası dememin nedeni, birçok eserini ve en önemlisi Don Kişot’u bu tutsaklık yıllarında yazmış. Don Kiş

Günümüzdeki en büyük cihat okumak olmalı!

O iyi kitaplar olmasaydı, insanlık, adeta çorak bir toprakta yaşıyor gibi olurdu. Renksiz, kokusuz, tatsız, çöl yaşamının fırtınalarıyla nefes alamayan yaratıklara dönerdik. **** ***** Dünyamızı çöl olmaktan çıkaran iyi kitaplardan biri kuşkusuz Cervantes’in yüzyıllar önce yazdığı Don Kişot adlı yapıt… İnançlarından ötürü Bruno’nun Engizisyon mahkemesi kararıyla Roma’da yakıldığı yıllarda İspanyol Cervantes, yazdığı bu romanla aydınlanmanın işaret fişeklerini fırlattı! **** ***** Bugünlerde yeniden okuduğum Don Kişot’a sadece bir macera romanı gözüyle bakmak büyük haksızlık olur. 1600’lü yıllara dek insanoğlunun biriktirdiği bütün bilgiler, bir şekilde romanın içinde yedirilerek, dönemin i

Don Kişot Sadece Bir Karakter Mi?”

Neredeyse bu yazıyı okuyan herkes küçükken Don Kişot’ un kısaltılmış halini veya büyüyünce tam metnini okumuştur. Okumadıysa bile aklında atının üzerinde şövalyelik yapıp değirmenlere saldıran bir insan olduğu canlanır. “Peki ya Don Kişot sadece bir kitabın karakteri olarak mı tarihteki yerini almıştır?” İşte burada en sevdiğim eserlerden ve karakter tiplemelerinden biri olan Cervantes’in Don Kişot’unu eleştireceğim. Ayrıca kitabı daha iyi kavramak adına yazarı olan Cervantes’in önemi hakkında bilgilendirme ve ilgi çekici bir konu olduğu için Cervantes’in Türklerle olan ilişkisinden bahsedeceğim. Miguel de Cervantes Saavedra’ya Dair: Edebiyatta her zaman bir yazarın özgünlüğüyle yarattığı dü

Don Kişot 400 yaşında

Nisan ayı, her yıl ülkenin dört bir yanında Don Kişot’u ve Cervantes’i anma etkinliklerine sahne olur. Bu sene Don Kişot’un ikinci cildinin yayımlanmasının 400. yıldönümü olduğundan kutlamaların dozunda da görünür bir artış var. Madrid’deki geleneksel törende Don Kişot’un ilk cümlesini söyleme şerefine bu defa 2015 Cervantes ödülünün sahibi Juan Goytisolo layık görüldü; 24 saat boyunca yüzlerce yazar, şair, sanatçı, politikacı birer kısa bölüm okuyarak eserin tümünü dillendirdi. Cervantes Enstitüsü’nde Don Kişot’un 141 değişik dile çevirileri sergileniyor. Romanın yeni bir radyo uyarlaması bugünlerde İspanyol Devlet Radyosu’nda yayına girecek. Şehrin kütüphanelerinden birinde Don Kişot’tan e

Don Kişot'luğun öyle bir lüzumu var ki

DON Kişot’u bizim kadar yanlış anlamış/hiç anlamamış bir millet daha var mıdır acaba? “Don Kişotluk yapmak” dalga geçilecek, acınacak, küçümsenecek bir haldir bize göre. Türk Dil Kurumu “Gereksiz kahramanlık yapmak” olarak bakar mesela. Karşıdakini gülünç bulduğunu vurgulamak için kullanılır. Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’nu Don Kişotluk yapmakla suçlamışlığı vardı yakın tarihte. Son olarak Demirtaş bir mitingde Erdoğan-Davutoğlu ikilisi için “Don Kişot’la Sanço Panço (Sanço Panza) yola çıkmışlar gece gündüz bize hakaret ediyorlar” dedi. Defansa koşan Yalçın Akdoğan da bu benzetmeyi bir tür hakaret kabul ettiğini “Sen de Çakal Carlos’sun o zaman” diye taçlandırdığı demecinde şöyle vurguladı:

Kaydet Kaydettiklerim

Don Kişot’u yediden yetmişe herkes bilir; roman dünyasında bir başyapıttır. Don Kişot, çifte kimliğe sahiptir. Mancha yöresinde herkesin sevdiği, saydığı efendi Alonso Quijano ilk, kahraman şövalye Don Quijote ikinci kimliğidir. Kahramanımız çifte kimliği arasında dolaşıp durur. Bir gün bu soylu mülk sahibi okuduğu romantik çağ şövalyelerinin serüvenlerinden etkilenerek onlara özenip zırhlanır, kılıçlanır, ata atlayarak yollara düşer, yeldeğirmenlerine, çobanlara, makinelere, şarap tulumlarına saldırır, kötülüklerle savaşır, bir köylü kızına sevdalanır. Herşey Alonso’nun zihninde olup biter. Saf, temiz ruhlu şövalye insanlığı kurtarmak istemektedir. Kötülüğün artık doğa üstü olmadığının ayrı

DONKİŞOT’UN AKŞAMI

Dulcinea seni en çok andığım Bu garip bu bilinmez akşamlardır Büyülü kırık dökük hanları Kral saraylarına dönüştüren Anlaşılmaz gizidir akşamların Zor zamanlarımda düşlediğim Sen bütün sezgilerimde varsın Olsaydın belki yarım kalırdım Bir uzak köyde un eleyen süt sağan Bilinmez biri olman Kesinlikle kanıtlamaz yokluğunu Sen dünyaya her dokunmamda Gün gibi yeniden başlayansın Olmazlıkta kurar insan sevincini Tutku her şeyi yeniler Yüreklilik bir çeşit yalnızlıktır O aptal yeldeğirmenlerine gelince Sen onları benden iyi tanırsın Aldı mı yere vurur adamı Kaldı ki sen onlardan da kahramansın Aşılmazlığınla aydınlat yolumu Dulcinea doğallığım sevincim anayurdum Dünya gün gelip an

Don Kişot – Cervantes “Bir çağın eleştirisi”

Dostoyevski’nin; “İnsan düşüncesinin son ve en yüce sözcüğü” olarak tanımladığı, Miguel de Cervantes’in hapishanede kaleme aldığı Don Kişot adlı eser, 1605 ve 1615’te iki bölüm halinde yayımlanmıştır. Cervantes, Dünya edebiyatının başyapıtları arasında yer alan “Don Kişot’u, o günlerde çok tutulan şövalye romanlarına bir yergi olarak yazmıştır. Ayrıca modern romanın ilk örneği sayılan “Don Kişot”, 17. yüzyılda çökmeye yüz tutan İspanyol feodal toplumunun eleştirel çözümlemesini de içerir. Şövalye öykülerinin komik bir birleşimi olarak tasarlanan “Don Kişot”, bu serüvenleri okumaktan aklı karışmış yaşlı şövalye olan “Don Kişot’un, atı Rosinante ve gerçekliğe bağlı uşağı Sancho Panza ile bi

Don Kişot ve Sembolojisi

Norveç Nobel Enstitüsü’nün 50 ülkeden 100 yazar arasında yaptığı “dünya edebiyatında en temel ve en iyi 10 eser hangisi” yarışmasında Sheaskpeare, Dostoyevski, Tolstoy gibi isimleri geride bırakan İspanyol yazar Cervantes’in “Manchalı Soylu Şövalye Don Quijote” adlı kitabı, bize ne aktarmaya çalışıyor? Aşağıdaki küçük denemede, kitabın linguistik, edebi, tarihi yanı değil, sembolojik, felsefi yanı ele alınmaya çalışılmıştır. Ancak buna başlamadan önce dönemi ve yazarı kısaca tanımak, kitabı daha iyi anlamamızı sağlayabilir: Eserin yayınlandığı 1600’lü yıllar, ortaçağ zamanlarıydı, ne eklektikti ne hoşgörülüydü. Toplumsal platformda yöneticilerin ve içsel/dini platformada kilisenin yozlaşmışl

Son Paylaşımlar
Arşiv
Etiketlere Göre Ara
Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
  • Black Pinterest Icon
  • Black Instagram Icon

© 2017 by  Arif Künar